Sanatın Doğal Dokunuşu: Semire Erdem’in Allah Vergisi Yeteneği

Sanat, insan ruhunun derinliklerinden süzülen bir ifadedir. Ancak bazı sanatçılar vardır ki, yetenekleri sanki ilahi bir dokunuşla şekillenmiştir. İşte bu isimlerden biri de Semire Erdem. Doğuştan gelen sanatsal kabiliyeti ve yıllar içinde edindiği ustalıkla sanat dünyasında kendine özgü bir yer edinen Erdem, eserleriyle sanatseverleri büyülemeye devam ediyor.

Sanat yolculuğuna ilk adımlarını atarken ailesinin desteğini alamayan Erdem, sanatını gizli gizli icra etti. Mütevazı kişiliğiyle bilinen sanatçı, ortaya çıkardığı muhteşem eserlerde dahi kendi adını ön plana çıkarmaktan kaçındı. 1985 yılında Süleyman Erbek’in atölyesinde sanat eğitimine başlayan Erdem, yeteneğini anatomik çizimlerle geliştirerek resim, seramik ve heykel sanatlarında ustalaştı. Geleneksel el sanatları alanında usta öğretici olan sanatçının eserleri, Antakya’nın kültürel dokusunu yansıtan kalıcı izler bıraktı.

Sanatına Adanmış Bir Ömür

Asrın felaketine kadar Kurtuluş Caddesi’ndeki mütevazı atölyesinde çalışmalarını sürdüren Erdem, şu anda Kültür ve Sanat Çarşısı’ndaki yeni atölyesinde faaliyetlerine devam ediyor. Sanata olan tutkusu, genç yaşlarında onu Süleyman Erbek’in seramik atölyesine yönlendirdi. 1990 yılında ZİREM’de açılan seramik atölyesinde iki yıl eğitim aldı. O dönemde yeterli malzemeye ulaşmakta zorluk çeken Erdem, kendi çabalarıyla eski tuğlaları kırıp eleyerek elde ettiği kumlarla heykel hamurları hazırladı. Mermer tozu, beyaz çimento ve nahit kullanarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkardı.

Sanat hayatındaki dönüm noktalarından biri, 1995 yılında dönemin saygın iş insanlarından İhsan Yetişen’in bahçesindeki havuza yaptığı “Yıkanan Kadın” adlı heykel oldu. İki gün gibi kısa bir sürede tamamladığı bu eseri, aldığı olumlu geri dönüşlerle sanat yolculuğunda ona büyük bir motivasyon sağladı.

Heykel başta olmak üzere eskitme resim, ahşap oyma ve cam üfleme alanlarında da faaliyet gösteren Semire Erdem, Antakya’daki Ürgen alanındaki Tike Heykeli’nin yanında bulunan sekiz adet Hitit Aslanı’nın ve Anfi Tiyatro’daki altı metrelik rölyef çalışmasının da sahibi.

Özel Bir Eser: Kore Gazisi Babasına Adanmış Rölyef

Sanatçının en özel çalışmalarından biri ise, 14 yaşında kaybettiği Kore Gazisi babasının anısına Hatay Gazi Evi’nin duvarına yaptığı 1,5 ton ağırlığındaki rölyef çalışması oldu. Dokuz ay süren bu çalışmayı hiçbir ücret almadan, büyük bir gururla tamamlayan Erdem, bu eserin 6 Şubat depreminde zarar görmediğini öğrenince büyük bir mutluluk duydu.

Sanata ve Antakya’ya Adanmış Bir Gelecek

Sanatıyla Antakya’ya daha fazla değer katmayı amaçlayan Semire Erdem, kente kalıcı eserler kazandırmaya devam edeceğini belirtti. Ustalarına minnettarlığını dile getiren Erdem, “Şu anki yere gelmemde emeği geçen Hataylı ustalarıma çok teşekkür ediyorum. Ustalarımın bana verdiği emek hala devam ediyor ve onlarla çalışmak bana gurur veriyor.” dedi.

 

Sanatseverleri atölyesine davet eden Erdem, bir kahve eşliğinde eserlerini yakından görmek isteyen herkesi Kültür ve Sanat Çarşısı’na beklediğini ifade etti. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, AFAD yetkilileri ve Hatay Turizm Derneği Başkanı Hakan Boyacı’ya da katkılarından dolayı teşekkürlerini sundu.